Fuzuli
doğumu Hille-Irak, 1480 veya 1490?ölümü Kerbela, Bağdat, 1556Âzeri asıllı Türk şair. Asıl adı Mehmet oğlu Süleyman'dır. FuzuliYaşamı üzerine bildiklerimiz çok azdır. Kimi kaynaklarda rastlanan bilgilerse ya söylentiye dayanmaktadır ya da çelişkilerle doludur. Nerede, ne zaman doğduğu bilinmiyor. Mehmet Fuat Köprülü, Hille’de doğmuş olabileceğini daha akla yakın bulmaktadır.Asıl adının Mehmet, babasının ise Süleyman adlı biri olduğu söylentisi ise kendisinin gerek Farsça divanında, gerekse Hadikatü’s-Süeda’da ana dilinin Türkçe olduğunu söylemesiyle doğrulanıyor.Çocukluğu ve gençliği nerede geçmiştir, kimlerden ders almıştır, burası karanlık. Ama molla sanını aldığı düşünülür ve yapıtlarında rastlanan felsefe, tıp, din bilimleriyle ilgili bilgiler göz önünde tutulursa, iyi bir öğrenim yaptığı kesindir.Şah İsmail’in 1508’de Bağdat’ı fethetmesin den sonra Bağdat’ta bulunduğu, Şah İsmail adına yazdığı Beng ü Bâde mesnevisinden anlaşılıyor. Ayrıca bir kasidesinden Bağdat’ta Safevi valisi olan Kürt reisi İbrahim Han tarafından korunduğu da bilinenler arasındadır. Ama İbrahim Han ölünce (1527) Hille’ye çekilmiş, Safevi büyükleri arasında başka bir koruyucu bulamamıştır.Kanuni’nin Bağdat’ı fethedişine kadar (1534), Fuzulî’nin nasıl bir yaşam sürdüğü bütünüyle karanlıktır. Kanuni Bağdat’ı alınca “Geldi burc-i evliyaya padişah-i nâmdâr” (H.941) tarihini taşıyan dizenin bulunduğu kasideyi padişaha sunmuş, ayrıca ileri gelen devlet adamları için de kasideler yazmıştı. Bu nedenle günde 9 akçalık bir gelir bağlandığım, ama evkaf dairesindeki yolsuzluklar nedeniyle bu parayı alamayıp, Nişancı Celalzade Mustafa Çelebi’ye ünlü Şikâyetname ’yi yazdığını biliyoruz.Şikayetnamesinde Fuzuli şöyle der:" Selam verdim rüşvet değildir diye almadılar. Hüküm gösterdim faydasızdır diye mültefit olmadılar "Fuzulî, orduyla birlikte Bağdat fethine katılan Hayâlî, Taşlıcalı Yahya gibi o dönemin ünlü şairleriyle tanışmış, onlarla dost olmuştu. Bu üç şairin birbirlerine nazireler yazmış olmaları bu dostluğu kanıtlar.Bütün yaşamı Hille, Kerbelâ ve Bağdat çevresinde geçmiştir. Sıkıntılarla ve geçim zorluklarıyla dolu bir yaşam sürdüğü, “Diyar-ı Rumu gözet terk-i hâk-i Bağdat et” demesine karşın Irak bölgesinden ayrılamadığı kendisinin verdiği bilgilerden anlaşılmaktadır.Hangi tarihte öldüğü bilinmekle birlikte öldüğü ve mezarının bulunduğu yer de söylentilere dayanmaktadır. Irak’ta görülen bir veba salgını sırasında (H.963) ölmüştür. Bugün, Kerbelâ’da Meşhed-i Hüseyin yanındaki türbenin ona ait olduğunu kesinlikle ileri sürmek mümkün değildir. Türbe bir Bektaşi tekkesindedir ve şairin mezhebi düşünülürse, Bektaşi geleneğinin bu türbeyi ona mal etmesine şaşmamak gerekir. Fuzulî’nin Şiî mezhebine bağlı olduğu konusu, bugün artık tartışılamayacak bir biçimde kanıtlanmıştır.Şurası çok açıktır ki; Fuzuli, gelmiş geçmiş Türk şairlerinin en büyüklerinden biridir. Bu büyüklük, hakkında yüzlerce makale yazılmasına, inceleme yapılmasına yol açmıştır. Burada, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bir iki makalesiyle onun şiir dünyasına girmeye çalıştığını ve Fuzulî’yi gerçek yerine oturttuğunu belirtelim. Ona göre “Fuzulî, şiiri sadece kalbe ait bir macera telakki eder ve ıztırabı şair için yaşanacak tek iklim gibi görür.”Türkçe divanının önsözünde, "Bilimsiz şiir temelsiz duvar gibidir, temelsiz duvar da değersizdir." demektedir. Türkçe divanındaki şiirlerini Azeri lehçesinde yazmıştır. Aynı zamanda Arapça ve Farsça divanlarından bu dilleri de çok iyi bildiği anlaşılmaktadır. Eserlerinde kullandığı dil dönemindeki divan şairlerine göre daha sade, anlaşılır bir Türkçedir. Halk deyişlerinden bolca yararlanmıştır.Bedensel zevklerden ziyade tasavvufi bir aşk, ehlibeyte duyulan özlem, ayrılık acısı şiirlerinin konusunu teşkil etmiştir. Duygu ve düşüncelerini çok içten ve lirik bir şekilde ifade etmeyi kolayca başarmıştır. Bu açıdan bakıldığında Türk şiirinde karşılaştırılabileceği tek şair Yunus Emre'dir. Leyla ve Mecnun mesnevisi aynı konuda yazılmış (Arapça ve Farsça dahil) en iyi mesnevilerden biridir.İran şiirinden Hafız, Türk şiirinden ise Nesimi ve Nevai çizgisini en başarılı şekilde kemale erdirmiştir. Kendisinden sonra gelen bütün divan şairlerini etkilemiştir.“Fuzûlî bilgi” ifadesi “gereksiz bilgi, fazla bilgi” anlamında değildir; faziletli, erdemli bilgi” anlamındadır.

Şiirleri

Dost bî-Pervâ Felek Bî-Rahm ü Devran Bî-Sükûn
Fuzuli
Eklenme tarihi:21 Ağustos 2019
Çeşmi Giryanım Görüp
Fuzuli
Eklenme tarihi:22 Ağustos 2018
Perişan Halim Oldun
Fuzuli
Eklenme tarihi:
Gazel
Fuzuli
Eklenme tarihi:
Canı Kim Cananı İçün
Fuzuli
Eklenme tarihi:
Beni Candan Usandırdı
Fuzuli
Eklenme tarihi:
Aşk’a Sevdalanma
Fuzuli
Eklenme tarihi:
Ya Rab Belayı Aşk İle Kıl Aşina Beni
Fuzuli
Eklenme tarihi:12 Ekim 2016
Su Kasidesi
Fuzuli
Eklenme tarihi:27 Haziran 2016